Ağustos 06, 2026

CUMA DUASI 🤲

 



Hayırlı Cumalar...

Allah'ım! Kalplerimizin dağıldığı, kardeşliğin zayıfladığı, zulmün ve adaletsizliğin arttığı şu zamanda bizleri Kur'an'ın nuruna, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetine sımsıkı sarılan kullarından eyle.

Ümmet-i Muhammed'e birlik, beraberlik ve dirlik ihsan eyle. Mazlumlara yardım, hastalara şifa, borçlulara kolaylık, gençlerimize iman ve istikamet, ailelerimize huzur, vatanımıza güven ve bereket nasip eyle.

Dualarımızı kabul, amellerimizi makbul, ömrümüzü hayırlı, son nefesimizi ise imanla tamamlamayı bizlere lütfeyle.

Rabbim, bu mübarek Cuma günü hürmetine gönüllerimize huzur, hanelerimize bereket ve ümmet-i Muhammed'e rahmet ihsan eylesin.

Hayırlı Cumalar. Allah kabul etsin. Âmin.

ORTADOĞU ANALİZİ


 

Fırtınanın Ortasındaki Denge: Orta Doğu’nun Yeni Jeopolitik Haritası ve Türkiye’nin Anahtar Rolü

Orta Doğu, tarih boyunca olduğu gibi bugün de uygarlıkların, büyük güç rekabetlerinin ve sonu gelmez jeopolitik fay hatlarının kesişim noktasında bulunuyor. Son dönemde yaşanan askeri, siyasi ve sosyo-ekonomik kırılmalar, bölgedeki dengeleri köklü biçimde sarsarken; aktörlerin stratejik önceliklerini, bölgesel itirazlarını ve mevcudiyet arayışlarını yeniden tanımlamaktadır.

Ağustos 03, 2026

OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE GEREDE PANAYIRLARI

 

GELENEKSEL GEREDE PANAYIRLARI

Osmanlı'dan Günümüze Asırlık Bir Ticaret, Kültür ve Kardeşlik Mirası

Hasan Doğrugören


ÖNSÖZ

Bir şehri şehir yapan yalnızca taş binaları, yolları ve meydanları değildir. Onu asıl değerli kılan; geçmişten bugüne taşıdığı gelenekleri, insanları bir araya getiren ortak hatıraları ve nesilden nesile aktardığı kültürel mirasıdır. Gerede'nin en önemli kültürel hazinelerinden biri de hiç şüphesiz Geleneksel Gerede Panayırlarıdır.

GEREDE PANAYIRLARI

 


Asırlık Bir Miras: Geleneksel Gerede Panayırları

Anadolu'nun kadim şehirlerinden biri olan Gerede, yalnızca doğal güzellikleri, köklü tarihi ve misafirperver insanlarıyla değil; asırlardır yaşattığı panayır geleneğiyle de kültürel hafızamızın en önemli merkezlerinden biridir. Gerede Panayırları, sadece alışveriş yapılan bir pazar değil; insanların buluştuğu, dostlukların pekiştiği, kültürün yaşatıldığı, ekonominin canlandığı ve nesiller arasında köprü kuran büyük bir sosyal buluşmadır.

Ağustos 01, 2026

HİÇBİR ŞEYDEN MEMNUN OLMAYAN BİR YAŞAM TARZI

 Ateşli bir sitemle yükselen o yakarış, aslında günümüz insanının en derin yarasına parmak basıyor: Hiçbir şeyle doymayan, şükürsüzlükle beslenen ve her an kendini kurban ilan eden bir ruh hâli. Herkesin en mağdur, en dertli olma yarışına girdiği bu garip çağda; insanın kendi cennetini kendi hırslarıyla cehenneme çevirmesine şahit oluyoruz.



Bitmeyen Çölün Kanaat Pınarı: İnsan Neden Şükrü Unuttu?

Temmuz 31, 2026

ZALİM TOPLUMLARIN SONU


 Tarih, mutlak güç vehmine kapılan, adaleti çiğneyen ve masumların kanı üzerine sistem kuran yapıların hazin sonlarıyla doludur. Tarihsel süreç incelediğinde, zulüm merkezli yapıların çöküş dinamikleri ve günümüzdeki İsrail politikalarının bu denklemdeki karşılığı net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Gücün Yozlaşması ve Zulmün Tarihsel Dinamiği

Tarih sahnesinde güç kazanan topluluklar ve imparatorluklar, ahlaki sınırları kaybettiğinde genellikle benzer yozlaşma evrelerinden geçer:

Temmuz 29, 2026

ASLIMIZA DÖNÜYORUZ


 **Özümüzdeki Güç: Kendi Kodlarına Dönüşen Bir Millet**


Toplumlar, tıpkı köklü ağaçlar gibidir. Yaprakları mevsimlere göre değişse de onları ayakta tutan şey, toprağın derinliklerindeki kökleridir. Türk milleti de tarihi boyunca fırtınalara göğüs germiş, zaman zaman rüzgarın etkisiyle sarsılmış; ancak her defasında asli kimliğine, yani milli ve manevi kodlarına sığınarak yeniden ayağa kalkmasını bilmiştir.


Bugün, dönemsel yozlaşmaların ve dış tesirlerin yarattığı bulanıklığın dağılmaya başladığı, toplumun kendi öz değerleriyle yeniden kucaklaştığı tarihi bir eşikteyiz. Tarihten süzülüp gelen yardımlaşma bilinci, adalet duygusu, aile kurumuna verilen kutsallık ve bağımsızlık sevdası; nesiller arası bir bağ olarak yeniden güçlenmektedir. Bu değişim, sadece geçmişe duyulan bir özlem değil; aksine geleceği kendi kimliğimizle inşa etme iradesidir.


Milli şuurun uyanması ve manevi değerlerin gündelik yaşamda daha sağlam bir zemine oturması, milletimizin "aslına rücu etme" sürecinin en somut göstergesidir. Kendi tarihinden utanan değil, onunla barışan; batı merkezli paradigmaların yerine kendi medeniyet değerlerini koyan bir anlayış yükselmektedir.


Unutulmamalıdır ki bir milletin en büyük sığınağı, kendi ruh köküdür. Kendi kodlarına dönen, milli ve manevi mirasını çağın gerekleriyle harmanlayan Türk milleti; hem kendi geleceğini teminat altına almakta hem de medeniyet yürüyüşünde hak ettiği yeri yeniden almaktadır. Ashabı, tarihi ve özü sağlam olanın; yarınları da aydınlık olacaktır.

HDG

CUMA DUASI 🤲

  Hayırlı Cumalar... Allah'ım! Kalplerimizin dağıldığı, kardeşliğin zayıfladığı, zulmün ve adaletsizliğin arttığı şu zamanda bizleri Ku...